

|
 
| Fosilbilimi alanında günümüzde gelinen noktada, Darwinizm için tam anlamıyla bir yıkım sözkonusudur. Evrimciler, insanın maymunsu atalardan evrimleştiği tezlerini dayandıracak fosiller aramış ancak bu çabalarında hüsrana uğramışlardır. 150 yıldır yapılan tüm fosil kazılarında kapatılmaz boşluklarla karşılaşılmış, bu durum, insan ve maymun arası canlıların hiç yaşamadığı gerçeğini ortaya koymuştur.
Darwinizmin; kısa süre önceye kadar insanın atası olarak öne sürdüğü Ramapithecus, Australopithecus serisi (A. Bosei, A. Robustus, A. Aferensis, Africanus vb.) gibi canlıların geçmişte yaşamış maymun türlerinden ibaret olduğu, insan ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığı bu fosiller üzerinde yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
İnsan ve maymun arasındaki farklılıklar bugün hangi seviyede ise, fosil kayıtlarında da daima o seviyede oldukları anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle, bugün insan ve maymun nasıl farklı iki tür ise fosil kayıtlarında da aynı şekilde maymunlar ayrı insanlar da ayrı olarak yer almaktadır.
Bunun sonucunda, fosil kayıtlarının evrimcilerin önüne koyduğu gerçek şu olmuştur: İnsan, maymunsu atalardan kademeli olarak gelişmemiş; hem insanlar, hem maymunlar fosil kayıtlarında aniden ortaya çıkmıştır.
İnsan, evrim teorisinin iddia ettiği gibi şuursuz tesadüflerin ve doğa olaylarının sonucunda ortaya çıkmamış, Yüce Allah'ın kusursuz yaratmasıyla varolmuştur.
|
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|