

|

| Tiktaalik Roseae Darwinistler tarafından nasıl sahte bir ara fosil haline dönüştürüldü? |
|
Uzun yıllardır üzerinde Darwinistler tarafından spekülasyon yapılan Tiktaalik Roseae hakkındaki Darwinist aldatmaca pek çok yönden tekrar deşifre edildi. Defalarca gündemde tuttuğumuz Darwinist sahtekarlık, yeni yönleriyle bir kez daha ortaya çıkarıldı. Tekrar anlaşıldı ki, insanlar Darwinistler tarafından aldatılıyor; TİKTAALİK ROSEAE, BİR TİMSAH TÜRÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL: |
| Tek Bir Proteini Açıklayamayan Darwinistler Bir Ayak İzi Fosilinden Medet Umuyorlar |
|
Geçtiğimiz günlerde Darwinist medyada yine bir telaş vardı. Darwinistler, spekülasyonları için bir malzeme keşfetmiş ve hep bir ağızdan bunun lafazanlığını yapmak için harekete geçmişlerdi. 150 yıllık aynı taktik uygulanıyordu. Belli Darwinist yayınlar ağız birliği içindeydi. Amaç; bulunan bir ayak izi üzerinden mümkün olduğunca aynı sahte senaryoyu savunabilmek ve yıllardır süregelen evrim aldatmacasını son günlerinde yeniden canlandırabilmekti. Söz konusu spekülasyon malzemesi, Polonya’da bulunan ve 395 milyon yıl öncesine ait olduğu sanılan bir canlıya ait ayak izleriydi. Darwinistler, yenilgiyi bertaraf etmek için, bu mükemmel izlerin, “sudan karaya geçen ilk canlıya” ait olduğunu iddia ediyorlardı. |
| Çin'de 160 Milyon Yıllık Örümcek Fosili Bulundu |
|
Kuzey Çin’in Daohugou bölgesinde bulunan 160 milyon yıllık örümcek fosili bugüne kadar bulunan en eski örümcek fosili örneklerinden biridir. Bu fosilin dikkat çekici bir başka özelliği ise resimde görüldüğü gibi çok mükemmel şekilde korunmuş olmasıdır. Kansas Üniversitesi’nden paleontolog Paul Selden, fosilin detaylarının bu derece korunmuş olmasının şaşırtıcı olduğunu belirtiyor. |
| Darwinistler Neden Hala Sahte Dino-Kuş Hikayelerine Başvuruyorlar? |
|
Bunun sebebi şudur: Darwinistler büyük bir yıkımın, dehşetli bir yenilginin tedirginliğini yaşarken, bir yandan da “bir şey olmadı ki” felsefesinin ardına sığınırlar. Bunun için, ellerine geçen birkaç fosili en aldatıcı şekilde insanlara sunmaya çalışırlar. Bu genellikle soyu tükenmiş bir maymun fosili, kimi zaman da aslını hiçbir zaman Darwinist yayınlarda göremediğimiz bir dinozor fosili olabilmektedir. Sonra da bu fosil, uzun kanatlarını açarak uçmaya hazırlanan bir dinozor çizimi ile “bilimsellik” kisvesi altında hayali bir dino-kuş olarak tanıtılır ve insanlara açıkça yalan söylenir. |
| Atın Evrimi Serisi Bir Sahtekarlıktır |
|
1879 yılında dönemin tanınmış evrimcileri arasından iki isim, hayali atın evrimi senaryosuna kanıt olarak gösterilmeye çalışan canlılarla ilgili çalışmaları daha da ileri götürerek Darwinistlerin uzun yıllar gündemde tutacakları at serisini oluşturdular. Amerikalı fosil araştırmacısı Othniel Charles Marsh ile Thomas Huxley (Darwin'in bulldog'u olarak da tanınır), bazı toynaklı fosilleri, arka ve ön ayaklarındaki tırnak sayılarına ve diş yapılarına göre dizerek bir şema oluşturdu. Daha önce Sir Richard Owen tarafından 1841 yılında Hyracotherium ismini verdiği küçük bir memeli fosili, sözde evrim çağrıştıracak şekilde yeniden isimlendirilmiş ve 'fiafak Atı' anlamına gelen Eohippus adını almıştı. İddialarını şemalarıyla birlikte, American Journal of Science isimli dergide yayınlayan ikili, bir yüzyıl boyunca müze ve ders kitaplarında Eohippus'tan günümüz atlarına doğru sıralanan -sözde evrimin kanıtı olarak gösterilecek- serinin temellerini atmışlardı. Bu hayali serinin aşamaları olarak gösterilen önemli kategoriler Eohippus, Orohippus, Miohippus, Hipparion ve nihayet günümüz atı Equus'tu. |
| Darwinist Çaresizliğin Yeni İsmi: Modüler Evrim Ve Mükemmel Bir Uçucu Kuş: DARWINOPTERUS |
|
Uzun zamandır, Darwinist yenilginin ne kadar güçlü boyutlara ulaştığı, biçare Darwinistlerin teorilerini kurtaracak bir çözüm bulamadıkları defalarca çeşitli delillerle dile getirilmişti. Fakat bu çaresizliği belki de en kesin şekliyle ortaya koyan delil, Darwinistlerden geldi. Teorilerine hiçbir bilimsel delil bulamayan, sürekli olarak hüsran ile karşılaşan ve sunulan açık Yaratılış delilleri karşısında içinde bulunduğumuz yıllarda en büyük yenilgilerini almış olan Darwinistler, artık aklı, mantığı ve bilimi tamamen bir kenara bıraktıkları yeni bir iddia ile ortaya çıktılar. Ve dediler ki, “yeni bulduğumuz canlıda, her nasılsa bütün uzuvlar aniden oluşmuş”. Hiç çekinmeden buna da modüler evrim diye bir isim koydular. “Nasıl olduğunu bilmiyoruz ama bu bir evrim şekli” dediler. Sanki insanları aldatmak bu kadar kolaymış gibi bilimsel dergilerde bu sahte ve komik iddiayı pervasızca insanlara sundular. İşte Darwinistlerin ulaştıkları bu aşama, Darwinist yenilginin en büyük tezahürlerinden biridir. |
| Darwinistler: ''İtiraf Ediyoruz, İda Ara Fosil Değil, Tam Ve Mükemmel Bir Canlı!'' (Ama, ne zaman bunu söylediler? Harun Yahya yalanlarını ortaya çıkardıktan sonra.) |
|
Hatırlanacağı gibi, Mayıs 2009 tarihinde Darwinistler Ida isimli fosili insanın sözde atası olarak tanıtmaya çalışmışlardı. Aynı anda birçok medya kuruluşu tarafından geniş bir spekülasyonla insanın sözde atası olarak tanıtılmaya çalışılan bu fosilin aslında bir lemur’a ait olduğunu ise hemen açıklamış ve bu spekülasyonlara derhal son vermiştik. Buradan ve buradan Ida isimli lemur fosili hakkındaki açıklamalarımızı okuyabilirsiniz. Böylece bazı Darwinist çevreler tarafından düzenlenmiş “Ida şovu” derhal son bulmuştu. Çünkü gerçek bilim gözüyle bakan herhangi biri hemen şunu görecekti: Ida, yapılan spekülasyonların aksine, 47 milyon yıl önce mükemmel şekilde varlığını sürdürmüş kusursuz bir canlıdır. %95’i korunmuş olan dolayısıyla yaklaşık tüm detayları incelenebilen bu fosilde, ARA FORM ÖZELLİĞİ GÖSTEREN TEK BİR TANE BİLE YAPI BULUNMAMAKTADIR. Bu olağanüstü bulgu, YARATILIŞ GERÇEĞİNİN BİR DELİLİDİR |
| Darwinistler, Atış Serbest! |
|
Darwinistler son dönemlerde, onlarca yıl önce bulunmuş olan fosillerin peşine düştüler. “Acaba hangisini ara fosil diye gündeme getirebiliriz?” diye hiç durmadan fosil arıyorlar. Önce 1983 yılında bununan Ida fosilini dünyanın sekizinci harikası diye tüm dünyaya duyurdular. Bunun bir fiyasko olduğu ortaya çıkınca, alelacele Ida ile ilgili tüm iddialarını geri aldılar. Şimdi ise başrollerde ARDI var. |
| Yeni Bulunan Fosil Anchiornis Huxleyii'i Ara Fosil Zanneden Zavallı Darwinistler |
|
Geçtiğimiz günlerde Çin’de bulunan bir fosil, “dört kanatlı kuş” olarak Darwinist medyada alelacele konu edildi. Darwinistler hemen bu fosilin “kuşların atası” olabileceğini iddia ettiler. Her zaman yaptıkları gibi bu canlıya hemen bir de isim koydular. Fosile; ateist, Darwinist ve 32. dereceden mason olan Darwin’in bulldogu olarak bilinen Thomas Huxley’in anısına Anchiornis huxleyii dediler. |
| Pikaia Mükemmel Bir Kambriyen Canlısıdır, Ara Fosil Olduğu Hakkındaki İddialar Aldatmacadır |
|
Pikaia, sahip olduğu çeşitli özellikler nedeniyle, omurgalıların da dahil olduğu Chordata filumuna dahil edilmiştir. Bu filumun Kambriyen'de bilinen ilk temsilcisidir. Canlının ön kısmında bir çift kısa dokungaç bulunmaktadır. Gövde kısmı "S" biçiminde kıvrılabilmeyi sağlayan kalın kas bloklardan oluşmuştur. Kuyruk, yüzgeç şeklinde açılmıştır. Pikaia, yerin hemen üzerinde yüzmektedir. Kaslarını kullanarak kendisini dalgalandırmakta ve bu şekilde hareket etmektedir. Yüzgeçleri hareket ettiren özel bir sisteme de sahip olduğu sanılmaktadır. |
|
|
1 2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|