

|

| National Geographic TV’nin ‘Maymun Aklı’ Hikayeleri |
|
Bu belgeselde üç farklı maymunun yetenekleri anlatılmakta ve bazı zeki davranışlarıyla insan zekası arasında benzerlikler kurulmaya çalışılmaktadır. Sunuculuğunu ünlü bir ateist ve Darwinist olan Oxford Üniversitesi mezunu ve psikolog Susan Blackmore’un yaptığı program yanılgılarla doludur. |
| National Geographic Tv'den Maymun Zekası Hakkında Seri Gaflar |
|
National Geographic TV’de geçtiğimiz hafta içinde iki belgesel yayınlandı. "Üç Şempanzenin Hikayesi" (A Tale of Three Chimps) ve "Gözde Maymunum" (My Favorite Monkey) isimli belgeseller, verilmek istenen mesaj açısından belirgin benzerlikler taşıyordu. Bu iki belgeselin National Geographic TV ekranında art arda yayınlanması, konusu ve zamanlaması planlanmış bir evrim propagandasını işaret ediyordu. Geçtiğimiz ay yayınladığı "Büyük Dönüşümler" belgesellerinde, ‘denize girip balinaya dönüşen köpek’ ve ‘karaya çıkıp ayaklanan balık’ masallarını ekrana getiren TV kanalı, bu defa bir başka masalı, insanın evrimi masalını telkin etmeye çabalıyordu. |
| National Geographic Channel ''En Akıllı Maymun'' |
|
Bu programa daha önce cevap vermiştik. Cevabımızı buradan okuyabilirsiniz. |
| National Geographic Channel ''Farelerin Gizli Yaşamı'' |
|
Farelerin kobay olarak kullanıldığı medikal ve genetik araştırmalarla, farelerin insanlığın hastalıklara karşı verdiği mücadelede sağladıkları faydaların anlatıldığı programda bu canlıların kökeniyle ilgili bir evrim iddiası ortaya atıldı. Buna göre insan ve fare arasında yüksek derecede genetik benzerlik bulunduğu; her iki canlının, soreks adı verilen bir memeliden evrimleştiği ileri sürüldü. |
| National Geographic Channel ''The Ebola Riddle-Veba'' |
|
Bu programda virüslerin, farelerle birlikte evrim geçirdikleri iddia edildi ve memeli uzmanı Dr. Terry Yates'in konuyla ilgili şu sözlerine yer verildi:
"Virüsü barındıran hayvan zaman içinde değiştikçe virüsün de yeni ortama uyum sağlayabilmek için değişmesi gerekmektedir. Taşıyıcı hayvan evrim sürecinde iki türe ayrılıyorsa virüs de aynı süreçten geçecektir." |
| National Geographic Channel ''Vahşi Yaşam'' |
|
Programda termitlerle beslenen ayıların, dudak ve dişlerinin, yemek yeme alışkanlıklarına göre geliştiği iddia edilmektedir. Gerçekte sözkonusu ayıların dudak ve diş yapıları evrim teorisine bir kanıt oluşturmamaktadır. National Geographic TV'nin bu ifadeleri kendi evrimci önyargılarından kaynaklanmaktadır. Bu önyargı, canlıların organlarının yaptığı işleri tanımlayıp bunları doğrudan bu işi yapmak üzere evrimleşmiş sayma şeklinde özetlenebilir. |
| National Geographic Channel ''Bir Sonraki Dalga'' |
|
Böceklerin anlatıldığı belgeselde National Geographic canlılığa bakış açısının ne kadar tutarsız olduğunu ortaya koyuyordu. "Mağarada yaşadıkları için eşsiz biçimde evrimleşmişler" diye söz ettiği böceklerin aynı zamanda "gelişmiş bir mühendislik ürünü, mikrodizayna sahip" olduklarını ifade ediyordu. |
| National Geographic ''Öldürmek İçin Programlananlar: Hız'' |
|
Belgeselde çeşitli canlılarla ilgili olarak bazı evrim masalları ortaya kondu. Bunlar aşağıda iki grupta değerlendirilmektedir:
• Programda kuş kanadından ‘evrimsel bir başyapıt’ olarak söz edildi. Ancak buradaki ‘evrimsel başyapıt’ ifadesi sadece bir etiketlemeden ibarettir ve hiçbir bilimsel kanıta dayanmamaktadır. Dahası, kuş kanadı evrim teorisinin geçersizliğinin en önemli delillerinden birini oluşturur. Kuş kanadındaki kompleks tasarımı ve bunun evrim teorisine vurduğu darbeyi buradan okuyabilirsiniz. |
| National Geographic Channel ''Cehennemden Gelen Böcekler: Guano'nun Dibinde" Adlı Program |
|
Bir mağaradaki yarasa kolonisine bağımlı olarak yaşayan böcek türlerinin anlatıldığı bu bölümde, kırkayaklarla ilgili bir evrim masalı anlatıldı. Kırkayakların kırmızı renkli bir türü anlatılırken bu canlıların vücudunun evrim sayesinde zehirli toksinlerle dolduğu iddia ediliyordu. Ancak bu iddia evrimi körükörüne benimseyen bir araştırmacının hiçbir kanıt göstermeksizin ortaya koyduğu bir masaldan ibarettir. |
| National Geographic ''Earth Pulse'' |
|
Programda soyu tükenmek üzere olan canlı türleri anlatılıyor, bunlarla ilgili doğal yaşamı koruma çalışmaları konu ediliyordu. Belgeselin bir kısmında, insanlar tarafından tutsak edilip eziyet görmüş pumaları kabul eden bir bakım merkezi tanıtıldı. Bu merkezde çalışan bir araştırmacı, rehabilite ederek doğal yaşama geri kazandırdıkları pumaların, doğal puma popülasyonlarını genetik açıdan ne şekilde etkileyebileceği konusunda bazı yorumlar ortaya koydu. |
|
|
1 2
3
4
5
6
7
8
9
10
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|