

|

| Prion Proteini Hakkındaki Aldatmacalar, Çaresiz Darwinistlerin Durumunu Kurtaramayacak |
|
Geçtiğimiz günlerde BBC, Science, Scientific American, Discover, CBS gibi çeşitli internet sitelerinde yayınlanan bir haberde, “cansız prionların evrimleştiği” iddia ediliyordu. Bu olağanüstü derecede mantıksız iddia, söz konusu haberlerde sanki önemli bir bilimsel buluşmuş gibi verilmiş, bilimsel terimlerle süslenmiş açıklamalar sanki bir gerçekmiş gibi art arda sıralanmıştı. Amaç her zamanki gibi, prionların ne olduğundan dahi habersiz olan oldukça geniş bir kesimi karmaşık ifade ve anlatımlarla aldatmaya çalışabilmekti. |
| Discovery Channel Bilimsel Bulgulara Rağmen Bir Evrim Yanılgısını Sürdürüyor |
|
Discovery Channel Türkiye kanalında geçtiğimiz günlerde "The Fate of The Neanderthal Man" (Neandertal Adamı’nın Kaderi) isimli bir belgesel film yayınlandı. Neandertal adamından film boyunca bir tür maymun-adam olarak bahsedilerek evrim propagandası yapıldı. Yüz hatları özel makyajlarla kabalaştırılmış konu mankenleriyle gerçekleştirilmiş özel çekimlerin yanısıra evrimci bilim adamlarının spekülasyonlarına yer verildi. |
| Discovery Channel ''Vatos Hikayeleri'' |
|
Genellikle denizin zeminine yakın bölgelerde yaşayan vatos balıklarının anlatıldığı programda kendi içinde çelişkili bir evrim masalına yer verildi. Önce "Uzun zaman önce farklı şekilde evrimleşmeye başlamış olmalarına rağmen vatozlar ve yakın akrabaları olan köpekbalıkları en başarılı deniz yaratıklarındandır" ifadesiyle vatosların kökenine dair evrimci bir açıklama getirildi. Birkaç dakika sonra ise vatosların 150 milyon yıldır neredeyse hiç değişmemiş oldukları belirtildi. |
| Discovery Channel ''Keşif Güncesi'' |
|
Balinaların anlatıldığı programda, deniz kıyısında yaşayan köpek benzeri bir canlının yaklaşık elli milyon yıl önce birgün suda yaşamaya başlayıp balinaya dönüştüğü masalı anlatıldı. Bu iddialara verdiğimiz cevabı buradan okuyabilirsiniz. |
| Discovery Channel ''Keşif Güncesi: Yılanlar'' |
|
Yılanlar hakkında çeşitli bilgiler aktaran belgeselde bazı evrimci iddialar da ortaya kondu. Bunlardan ilki yılanın kendi kafasından büyük avları yutabilme yeteneğiyle ilgiliydi. Discovery Channel bu konuda şu iddiada bulundu:
"Yılanların evrimindeki ilk gelişmelerden biri kafalarının yeniden yapılanması oldu. Çene kemikleri ve kafatası birbirlerine sımsıkı oturmaktansa esnek bağlarla bağlandı. Bu, yılanların çenelerini daha geniş açmalarını ve ağız kapasitelerinin artmasını sağladı. Çene kemiğinin çene ucunda ikiye bölünmesi açılma kapasitesini daha da artırdı". |
| Discovery Channel ''Home Cats: Ev Kedileri'' |
|
Ev kedilerinin anlatıldığı programda, bu canlıların görme yeteneği ve AIDS virüsüne bağışıklıklarıyla ilgili evrim masalları anlatıldı. Discovery Channel, ev kedilerin ışığa hassas gözleri konusunda bilgiler aktarıyor, bu canlıların ayrıca AIDS virüsüne karşı bağışıklığa sahip olma gibi bir ayrıcalıkları olduğunu anlatıyordu. Discovery Channel ev kedilerinin bu iki özelliğini Darwinist bir bakış açısıyla yorumluyor ve bu özellikleri "kedilerin geliştirdiklerini" iddia ediyordu. |
| Discovery Channel ''Dev Yırtıcılar: Mega Predators'' |
|
Discovery Channel’ın bu belgeselinde soyu tükenmiş dev canlı türleri hakkında bilgiler veriliyordu. Tanıtılan türlerin bilgisayar animasyonlarıyla canlandırıldığı bu programda, eski bir köpekbalığı türü olan ve boyu bir otobüs kadar olan megalodon balıkları da anlatıldı. |
| Discovery Channel ''Havva'' |
|
Biz bu programa daha önce cevap vermiştik, cevabımızı buradan okuyabilirsiniz. |
| Discovery Channel ''Jeff Corwin'le Macera'' |
|
Galapagos adalarındaki yaşamın anlatıldığı belgeselde, burada yaşayan iguanalar ve iri kaplumbağalar hakkında evrim iddiaları ortaya kondu. Discovery Channel, bu adalarda yaşayan kara ve deniz iguanalarının görüntülerini yayınlıyor, bunların "evrimin yaşayan örnekleri" olduğunu iddia ediyordu. Discovery Channel’ın bu iddiası görünürde sözkonusu iguana türlerinin beslenme şekillerine ve yaşam alanlarına dayanıyordu. |
| Discovery Channel ''Before We Ruled The Earth: Hunt or Be Hunted'' |
|
Belgeselde insanın evrimi senaryosunun hiçbir bilimsel bulguya dayanmayan ve evrimci ön yargılara göre kurgulanan hikayelerinden bilimsel gerçeklermiş gibi söz edilerek Darwinizm propagandası yapıldı. İri beyin hacmi ve dik yürüyüş gibi temel anatomik karakteristikler açısından insan olduğu hiçbir şekilde tartışma konusu olmayan Homo erectus, Cro-Magnon ve Neanderthal topluluklarının hayali evrim sürecinde ortaya çıktığı, beyin hacimlerinin sözde zaman içinde evrimle geliştiği gibi masallar anlatıldı. |
|
|
1 2
3
4
5
6
|
|





YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|